N’oluyoz ya..

Şimdi ben anlatıyorum, siz dinleyin:
3 yıldır üniversite yurdunda kalırken, aklımın bi köşesinde bulunan eve çıkma hayalini nihayet gerçekleştirdim, dışı seni yakar, içi beni.

Oturdum hesapladım, ben yurda yılda ne kadar veriyorum, 4000 YTL (ismi lazım olmayan bi özel üniversiye yurdu). Liseden 2 arkadaşımla, toplam 3 kişi, 3+1 büyükçe bir eve 900 YTL’ye attım kendimi. Hesaplıyorum tekrar, ayda 300 x 12 = 3600 YTL  “Ohooo olum ben kafadan 400 YTL kardayım bi de yemek artık dışarda yenmeyecek falan of nası kar yaptım” felsefesiyle başladık ev taşımaya… Netice şu: emlakçı aldı 1200 YTL, depozito 1500 YTL, böl toplamını üçe bana düştü 900. Hayır bitmedi…

Oda alınacak ya bide, eşyalar falan.. Hiç saymadığım “n’olcak olum oda len alt tarafı çok olsa 500″ dediğim oda, meğersem sadece bi masa bi sandalye bi dolap ile zaten 500′e çıkıyo.. Oh..

Doğalgaz ocağa bağlanacak, “Kim vericek ustaya şimdi 20 kağıt, ver ben yaparım” diye giriştik, n’oldu ?  Sızdırıyo fosur fosur, patlayacaz yakındır..

Bombalar geliyo şimdi.

Şimdi bu eve çıktığım elemanlar normalde ADSL kullanıyodu, 4 port Mercury marka “eh işte” bi ADSL modemleri vardı. Ev değiştirmeden önce bi arkadaşın interneti gidip geliyodu, kablodan herhalde diyerek kablo değiştirdi, yine olmadı, başka port denedik, olmadı, son portta işler düzeldi. Ben de “bu iki port meğersem bozukmuş” dedim, modemin max. 2 ethernet portunun çalıştığına kanaat getirdim.

Ev değiştirirken de ben 3. olacağım için “nasılsa ADSL modem alınacak tekrar, bari olmuşken tam olsun” diyerek kablo internet almaya gazladım elemanları. Başvurduk, 30 YTL kurulum + 75 YTL modem ücreti verdik (Toplam: 105 YTL) Elemanlar kurdu, ama modemin sadece 1 ethernet portu olduğunu gördük. Dedim ki “tamam kanka bi switch alıyoz halloluyo herşey”

Gittik aldık 4 port güzel bi switch, (20 YTL, Toplam: 125 YTL) geldik eve taktık, bi arkadaşla ben IP alıyoruz, 3. arkadaş alamıyor. Denedik denedik olmadı, “allah allah, senin onboard ethernet’te bi sorun var herhalde” dedim, benim ethernet kartını söküp ona taktık, bağlandı. “bak gördün mü ethernet kartı alacaz sana” Aldık. (10 YTL, Toplam 135 YTL)

Hazır kasayı açmışken baktım içi leş gibi toz. “Dur güzelce bi temizleyelim bunu” dedim, aldım elektrik süpürgesini daldım kasaya, 3 yumak toz çıktı, hangi akla hizmet bilinmez, ekran kartının fanına tuttum, fan yeridnen kalktı ve süpürgenin ucuna yapışıp kaldı. Aldım ordan yerine koydum, olmadı. Meğersem bu fan manyetik alan üzerinde asılı duruyomuş, onu tutan bi zamazingo da makineye gitti veya kayboldu, fan dönmüyo neticede. Bu fasıl dursun bi kenarda döncem tekrar..

Bu arada diğer eleman hala IP alamıyo. Dene dene olmadı, “değişelim bu ethernet kartını” dedik, gittik yenisini aldık, bağlanmadı. “Lan dedim bu bilgisayarcılarda ne kadar bozuk kart varsa bize mi denk geliyo” Aradım kablonet yardımı:

-Yea biz iki kişiydik de şimdi 3. arkadaş geldi galiba resetlenmesi gerekiyomuş bağlantımızın
-Tamam bilgisayarlar bağlı mı şimdi ?
-Evet 3üde bağlı hazır
-Neyle bağladın ?
-Switch aldııık (yavşak yavşak sırıtıyom bide)
-Switchle olmaz router alacan.
-(Dumur) Niye ? Bizim arkadaşlar 2 kişi switchle giriyo ?
-Kablonet’te modem max. 2 IP verir daha fazlası için router alacaksınız.
-(Küfür) Peki.
Abartısız, 2 gün boyunca aralıksız, internette forumlarda bu konuda ne yazılmışsa okudum, öğrendim. Gerçek şu: Kablonet altyapısı IPleri MAC adreslerine göre veriyor, ve max 2 MAC’e izin var. Bu 2 MAC adresi de modem ilk açıldığında bağlı olanlar olmak zorunda. Başka MAC’e hayatta IP vermiyo. O yüzden benim kart elemanın makinede IP aldı, ama başka hiçbir kart alamadı.
Evet, tabiki, şaşmaz bir şekilde, benden bekleneni yaptım “olm bu eski ADSL modem aynı zamanda router lan ne para verecez” dedim, kastım, zorladım, dünyanın en dandik admin konsoluna sahip modemi ile ayarları yapmaya çalıştım, olmadı. (2 gün falan gitti, Kablonet’le olan telefon muhabbetlerine giden kontör temiz 50 falan var). Bu arada farketim ki modemin 4 portu da tıkır tıkır çalışıyo… Bozuk diye gözden çıkardık ya, düzeldi paşa.

Router aldım. (60 YTL, Toplam: 195 YTL) Ayarladık, evet bu sefer oldu. Hemen speedtest olayı, 2 Mb bağlantımızı denedik, hakkaten 2 Mb çıktı, duygulandım falan..

Sonra internette bi yamukluk böyle, bi dandiklik. Sayfalar yüklenmeye başlamadan önce ara ara duraklamalar oluyor, ama hız yine normal. Yine wikipedia ve forumlarda geçen bir gecenin sonunda öğrendim ki MTU diye bir olay var, bizim router maximum 1492 destekliyor, galiba windowsun default ayarı da bundan yüksek, o yüzden paketler askıda kalıyor cart curt.. Buna da bi ayar yapılacak, bi ara..

Döneyim ekran kartına. Fan bozuk ya, tamiri kolay bişe hani, götürdük biligsayarcının birine, bitane chipset fanını heatsink’ten söktü, taktı yerine, cük oturdu. Eve geldik, fan dönmedi.

Başka bilgisayarcıya gittik, başka bi chipset fanını heatsink’ten söktü, ekran kartına taktı, fan dönmedi.

Başka bi bilgisayarcıya gittik, orjinal asus ekran kartı soğutucusu vardı adamlda, fanını söktük, taktı. Gücü de dışardan 12V ile alacak güç kaynağından, “oh be” dedik. Geldik eve, fan döndü, ekran kartı 640*480′nin üstüne çıkamıyor. Süper yani..

Dün okula giderken bindiğim otobüs kamyonun aynasına çarptı, aynayı kapattık devam ettik.

Dün gece arkadaşın 3 yıldır çizik görmeyen bağlamasını yere düşürdüm, teknesi yarıldı.

Dün gece yağan yağmurda farkettim ki odamın çerçevesi içeri su alıyor.

Bugün okuldan dönerken bindiğim otobüs başka bi kamyonun aynasına çarptı, aynayı komple yere indirdik.

Bu gece, 1 saat kadar önce arkadaşın odada yere düşen kornişi bilin bakalım kim takmıştı ?

Bütün bu olaylardan çıkan sonuç, çok sevdiğim bir lafı destekliyor: Ne oldum dememeli, noluyoz aq demeli…


About this entry